26 Mayıs 2018 Cumartesi

İçindeyim ve En Dibinde



Nice kuş uçmaya küstü 
Bahar yapraklara 
Bulutlar gökyüzüne 
Mehtap seraplara 
Ben yine de senden den vuruyorum yağmur yıkarken yüzümü 
İçindeyim ve en dibinde aslında 
Attığım her adım nasıl da sıradan
Amaçsız ve riyasız 
Bunda senin de suçun yok aslında 
Çünkü ben içindeyim ve en dibinde 
Pas tutmuş bisikletiyle bir çocuğum hemen şu sokağın başında 
Manavın yanında emekli aylığımla 
Yahut köşe başında sevgilimle 
Birkaç cilveye kurban gitmiş ömrüm 
İçindeyim ve en dibinde ama yine de üşürüm 
Artık kolay kolay tutuşamam çünkü 

Sokakların sessizliğini tasvir etmeye niyetliyim 
Fakat kendime dönmekten yoruldum hayli 
Dövülmekten ve derinlere itilmekten de
Ama vazgeçmiyorum 
Sıradaki şarkı geceye gelsin 
Çünkü ben 
İçindeyim ve en dibinde 

Hayli soluk bir renk olmaya başladım
Masmaviydim 
Göktüm 
Buluttum 
Yemyeşildim 
Annemin gözlerinde gördüm önce 
Solmuşum
Babam gibi olmuşum 
Önümde uzanan yemyeşil ağaçlara bakmaksızın kurumuş dallara konmuşum
Hala şehrin orta yerinde
Memurlar derin bir uykudayken 
Beni sarıp sarmalayan sokak lambası ve sigara kokan ceketimle yazıyorum 
Uyumuş koca şehir 
Ve düşlüyorum o mavi şehri 
Buna özlem dense yadırgar, pişmanlık dense yüz çeviririm
Sevemedim bu şehri 
Doğru ama

İçindeyim ve en dibinde 

24 Mayıs 2018 Perşembe

Geceler de Yarım Kalır



Çokça yaprak düştü elimden
Ben ağaç olmaktan vazgeçtim önce
Toprak toprak olmaktan

Dikenli tellerle çevrildim
Lakin pamuksuydu tenim
Dikenlerimse doğuştan

Küf kokan odalarında yüreğimin
Valizini topladım
Yüzüm aynaların kabusu
Kalemi de kırdım
Hem şiir yazılır mı duvarlara
Yazdım
Hatırlanır mı olur olmadık şeyler halka açık yerde
Hatırladım

Koca yanardağa susmuş ağaç tanıdıklarım var
Esnafların kepenk  kaldırmaktan erindiği günlerde
Tüp kuyruklarını anmaktan yorulanlar
Ha bir de vefa hala yalnızca semt adı
Ve dilimde 'olsun'lar

Alnımın tepesinde yükselirken güneş
Adı konmamış şiirlerim var
Koca şehir surat yapar mı adama
Yapıyor işte
Yazıyor da okuyamıyorum diğerine
Kafamın içinde makul teklifler içeren pazarlık cümleleri
Bir yanım ay sonuna heba edildi çoktan
Kaça bölündüğümü bilmeden çözülmüş bir bulmaca gibiyim
Ve köşe başında bir aşk öldü hiç yoktan

Keza yarım yarım bana sunduğun tebessümlerine hiç imrenmemişken
4.Leventten yahut kız kulesinden
Koca şehir be
Sığamadım bir yerine ya
'Olsun'lar düşmez dilimden
Düşmez.

13 Nisan 2018 Cuma

Ve

Bizzat ellerimle bağlıyorum ağzımı
Duymamak için kendimi
Görmek istediğim ne varsa kendimden
Arka sıralarında yüreğimin

Üzgünüm
Ama ben zaten mağlup başladım bu harbe
Sönecek o mühim yıldızda gözüm
Umut onda parlıyor çünkü sadece

Ve
Bağlaç olarak seçtiğimden umudu
Cümlelerimden duyuyorsun

Ben ki
Hala bazı geceler unutuyorum uykuyu

Avuçlarımda biriken hüznü her sabah yüzüme sürdüğümden
Avuçlarım nasır
Bir iki tel düştü elime saçlarımdan
Yıllar aldı


27 Şubat 2018 Salı

Kaybolmak İstiyorum

Kaybolmak istiyorum . Yeterince kaybolmamış gibi. Dağınık saçlarım, sıklaşmış adımlarımla kaçar gibi bir halim var. Tanımak istemiyorum hiçbir yüzü. Gökyüzünü seyredip özgürlük düşlemem gereken yaşlarda başım yerden kalkmaz oldu. 
Olsun.

19 Şubat 2018 Pazartesi

Vazgeçmedim

Şiiri sev ya da sigara yak.
Her gün başka şeye ağla istersen.
Vazgeçmedim.

Gece ve Şiir



Baştan savma bir şiir okudum az önce.
 Bir paçavrayı kirletmişim yıllar önce bu şiirle.
Bitiyor şiirler. 
Her ne kadar sonsuzluğu vadetse de.
Bir şarkı çalınıyor kulağıma.
Üzülme diyorum omzumu sıvazlayıp.
Ben yettim kendime hep.
Böyle olacak bu gece de.
Ömrünü yarılamış şairlere nispet.

Nokta var her cümlenin sonunda.
Söyleyeceklerim bitmemişken.
Son vermeye çalıştığım her şey gibi bu şiir de tuttu yakamdan.
Olsun.
Su içmek ve uyumak gibi şiir yazmak.
Kesinlikle uyanmak ve yürümek gibi değil.
Hem kime ne benim ne yazdığımdan.
Yıllar önce yahut bu gece.
Yarın belki de gelecekten.
Geçmiş ellerimden.
Ellerim yüzünden.
Yüzüm hüzünden.
Hüzün gözlerimden okunuyor.
Çiçekleri bilmem ama benim şiirlerim benden önce soluyor.

4 Şubat 2018 Pazar

Yemin |Satır Arası

Yemin adlı şiirimi seslendirdim. Seslendirdiğim şiirler için YouTube kanalıma bakabilirsimiz efenim :)





31 Ocak 2018 Çarşamba

Şiirlerimi Seslendirmeye Başlıyorum

Merhabalar. Uzun süredir üstünde düşündüğüm bir çalışmaya ilk adımımı atmış bulunuyorum.Bildiğiniz üzere bir YouTube kanalım var. Artık orada seslendirdiğim şiirlerimi de yayınlayacağım. Şiirlerimi bir de sesimden dinlemek isterseniz eğer, bekliyorum. İlk seslendirmem aşağıdadır efendim. Şiirle,aşkla ve sevgiyle kalın.


28 Ocak 2018 Pazar

Erken Ölüm

Sonradan öğrenir imiş insan
Zaten bundan pişmanlık önyargılarımıza bir maske olmuş bunca zaman
Hem de bunca zaman
Yazık olurdu içime atıp sussam
İnsanı sustukları öldürürmüş ya
O hesap
Bundandır ne zaman hastalığım yoklasa göğsümü
Anlarım
Susmak ben öldükten sonra işe yaramaz
Hem hiç de yakışmaz kefen
Genç olana
Öyle ya
Nice insan
Genç yaşta ölse de bunu anlayamaz

Yar Dediğin Yara Açar

oradan baktığında hiç yanmayacak canın
dokunduğunda bile saramadın ki yaralarımı
yaraladın

seni anlatacak cümleleri birer birer  kırdın
sırayla 
bu yüzdendir umutla sana gelenler
döndüler koşarak
senin yüreğine benzer bir yüreğe kapılalı çok oldu,
unuttum yalan değil
nerede,ne zaman ve nasıl sevdiğimi onu
vazgeç artık 
umutlara hapsedip sonra şiirlerde ölmekten
olmuyorsa tamam yürüme bu yürekle
ya da sırtladığın sevginin hakkını ver

26 Ocak 2018 Cuma

Acı, Bir Hikaye





Her gece aynı adamı selamlıyorum aslında. Umut dolu bir "Merhaba." ısmarlıyorum ona. Karanlıktan yüzünü seçemesem de biliyorum kim olduğunu. Bir kadına tutulmuş. Gün yüzüne çıkmak istemiyor. Işıklar hep sönük. Kapkaranlık odada her gece sabaha kadar tek başına oturuyor. Şiirler okuyor. Dudakları kapanıp açılırken körpe şiirlerle, sövüyor da bazen. Bir ara yüzüme baktı. Yemin ederim bir yakut gibi parlıyordu gözleri. Gözyaşlarıyla yıkanmış göz bebeklerinde hazin hayatını anlatıyordu. Hiç konuşmasa da anlatıyor birçok şeyi.


Dipsiz bir kuyudayım
Yazıklar olsun bana
Ki 
Hala ardın sıra savrulmaktayım

İçim burkuluyor. Yüzüne dokunmak istiyorum. Hıçkırıklarıyla ürperiyorum sonra. Okumaya çalıştığı o çok sevdiği kitabın sayfalarını yırtmak üzereyken bulmuştum onu geçen gece. Aynı kitabı sıkıştırmış kolunun altına, ayırmıyor yanından. Hüznü içimi burkuyor. Biliyorum. Uzun zaman olmuştu bu adam için için ağlamayalı. Yüzünü göğsüme basmak istiyorum. Gözyaşları dinene kadar saçlarını sevmek. Sessizliği bozan tek şey onun hıçkırıkları olmasın diye radyoyu açıyorum. Belki diyorum bir şarkı çalar umut dolu, belki hüznü mesken edinmiş yüzü güler. Çalan şarkıyla iç çekişi içimi yakıyor. Titreyen çenesi konuşmasına dahi engel olurken, bir şiir daha dökülüyor dudaklarından.

Biliyor musun ?
Durmazmış akacak kan
Ben de kopacakmışım inceldiğim yerden
Sarardım
Düştüm saçlarına
Sustum


Sarıldım ona. "Bir daha bırakmayacağım seni."




20 Ocak 2018 Cumartesi

Seslendirdiklerim; Ebru Yaşar feat Ados - Öldüm Sahiden (Cover)

Keyifli dinlemeler sevgili dostlarım :)





Bitti Şiir




Aralanmış pencereden hayat sızıyor içeri
Kalabalık şehir
Bir ben yalnızlığı sevmişim
Kırılıyor kalemim
Uzun zaman olmuş
Parça parça eksilmişim
Yeni fark ettim
Uyanmak zor
Soğukluğunu kabul edip
Sus payı şiirlerimi sür dudaklarına
Biliyorum veda etmesen de
Çok oldu gideli
Soruyorum cevap alamasam da
Ve hiçbir kadın sen kokmuyor
Kokun ise tek tesellimdi
Baştan aşağı diyorum
Seninle lugatta bir tanım kazanmış bu adamı
Senin ardın sıra terk ettim
Acını gerdanıma sürdüm
Omuzlarım kaldıramayacağı bu yükü
Meğer ne güzel kabullenmiş
Penceremden sızan seni
Soğuk duvara sırtını vermiş gibi
Yüzünü asmış çiçekleri
Manolyaları ve menekşeleri
Top oynayan çoçukları
Hayalperest bulutların resmini
Anmasan da ismimi
Saklıyorum cebimde
Tanrı biliyor
Şiirler bitiyorsa
Sen kokuyor diye





16 Ocak 2018 Salı

Zifiri



Zifiri karanlık içim 
Sigaram bitmiş 
Hiç kullanmadan 
İçim geçmiş
Fark edememişim
Beni yoruyor zaman 

Ben bu kalbe nerden denk geldim

10 Ocak 2018 Çarşamba

Silüet



Yüzüm hüznü
Sakallarım güzü anlattı sana
Dudaklarım en güzel şiirleri gömdü
Ahşap kokan avuçlara

Annemin sesi kulağımda
Sabah kalkmak bilmeyen o çocuktan geriye kalmadı bir şey
Birer birer kaydı umut yıldızlarım
Ve
Tutunduğum her doğru bana yanlış yaptı

Her gece
Doğacak sabahın dertli makamını dinliyorum
Bir sigara tütüyor dudaklarımda
Babamın silüetinde beliriyorum

Burnuma yemek kokuları geliyor
Anı dediğin şey acıdan ibaret artık
Müjdem olsun
Ben bile tanıyamıyorum aynada gördüğüm o adamı.

Hakkımda