18 Haziran 2017 Pazar

Yasak


Anlatamıyorum
Göğü boyamışlar kızıla
Bulutlar ikiye ayrılmış
Yer kayıyor ayaklarımın altından
Güneş uzak canlılığından
Konuşamıyorum
Dudaklarım bağlı urganla
Şiirler yüreğimi delecek gibi oluyor
İsyan var
Ha bugün ha yarın diye geçiyor ömür
Ölüme çeyrek var
Sevişmek günah
Sevmek yasak
Tanrı kazanç vermiyor
Kaybediyorum ilahi güç karşısında
Konuşsam günah
Sussam yasak
Bedenim kayıyor avuçlarımdan
Tanrım sen de yalnız bıraktıysan
Kimden medet umucam
Biliyorum yok böyle bir ihtimal
Ama bir ses versen bana
Bedenim sarsılacak
Göğsüm parçalanacak belki ama
Sana ihtiyacım var

1 Şubat 2017 Çarşamba

O Zamanlar

Dizlerim yara dönerdim eve
Çamura bulanmış ellerimle
Avuçlarımda taşırdım masumiyeti
Gözümdeki yaşları silip
Ne ağlardım ama
İç geçire geçire
Hani görsen
Yoklardın yüreğini
O zamanlar tadı vardı esen rüzgarın
Koşturmanın
Amansızca ter atıp,hasta olmanın bile
O zamanlar
Değeri yoktu zamanın
Canım yanmazdı
Ama çokça acırdı haliyle
Çok kişi vardı etrafımda
Çoğunu tanımazdım
Onlar çoğu olarak kaldı
Ben,büyüdüm sanırım.




25 Ocak 2017 Çarşamba

Hüzün Bulutları


Salıncağımın ipi kopunca düştüm günahlara
Sarıldım
Koca bir boşluğa
Buhran gibi çöktü üzerime
Sakallarımın kızılında güneş,zifiri akşamlarda
Ellerimin titrekliği anımsatıyor
Yarından tezi yok vazgeçeceğim
Bu böyle sürmez
Nasıl bir mevsim ki bu,yeli bir beni sürüklüyor
Acı acı çalıyor kulağıma sesin
Yitiriyorum aklımı
Üzerime serptiğin hüzün bulutları çırılçıplak şimdi
Paramparça,yıkık dökük,yarım
Adı yok bu yaşadığımın
Tarifi de
Hem bu devirde şair mi olunurmuş
Sen cevabını ver kadın
Saklama
Hem her gece bir dost gibi yanı başımda
Hem bir ana gözyaşlarınla
Yok muydun herkesten çok?
Sen cevap ver kadın
Çok sevilmez mi bu devirde?
Gözlerinin içine bakıp
Uçurum gördüğünde
Koşmak istercesine
Sevilmez misin be kadın?
Tuttuğumda ellerinden
Sen söyle
Hakkını verdik mi ahını aldıklarımızın?

24 Ocak 2017 Salı

İstanbul'un Devleri;Gökdelenler Ne Kadar Uzun ?

    Merhabalar :) Bir gün yine İstanbul'da gönlümce gezerken,gökdelenlere takıldı gözüm. Kendi kendime "Acaba en yüksek gökdelen hangisi?" dedim.  Sonra araştırmaya koyuldum ve bu araştırmayı sizinle paylaşmak istedim. Sırasıyla İstanbul'daki en yüksek gökdelenler;
1-) İstanbul sapphire,çatı yüksekliği 236m anten yüksekliği ise 261 metredir.Benim hayli dikkatimi çeken bu binayı görmek ise bugün nasip oldu. Alt katlarında Avm var ve ayrıca seyir terası da mevcut. Yani İstanbul'u 236m yükseklikten izleyebiliyorsunuz :) Bu bina 4.Levent metro durağında :)(340milyon dolar imiş yapım maliyeti )
Kadraja sığmadı :)


Türkiye'de inşa edilmiş en yüksek bina ayrıca Avrupa'nın Shard London Bridge'den sonra en yüksek 17.binasıdır.
2-) Anthill residence 210 m
Anthill residence 1-2

3-)Anthill residence 2  194 m

4-)Varyap meridian 188m
Varyap meridian

5-)Allianz tower 186m
Allianz Tower



19 Ocak 2017 Perşembe

SATIRARASI MİM#3



Merhabalar:)
Uzun zaman oldu gerçekten de. Okul ve birkaç özel koşuşturma içinde pek sizlerle olamadım.
Burası benim için emek kokuyor. Eminim her blogger için blogu öyledir. Lafı çok uzatmadan daha önce seri halinde devam etmesine karar verdiğim mim yazılarımı okumayanlar için aşağıda link halinde bırakacağım. Artık blogumun bir parçası olmuş SATIRARASI MİM serisinin üçüncüsüne geçiyorum. 

1-) Bugüne kadar bloguna gelmiş, seni en çok etkileyen (hayal kırıklığına uğratan ya da çok mutlu eden) yorumu paylaşır mısın ?
Ben yorum sahiplerine minnetimi ileterek birkaç tanesini yazacağım :) 

"Kelimeleri öyle bir kullanıyorsun ki okuduğum an farklı hissediyorum, farklı düşünüyorum. Yazdıkların beni eskiye götürüyor içimin titrediği günlere... Düşünmeden, içimden geldiğince, duyguların benden kağıtlara aktığı günlere... 
 İyi ki tekrar bu duyguları hissettiriyorsun.
İyi ki burdasın ve yazıyorsun. 
İyi ki varsın..." Blog yazmak böyle bir yorum alınca bir başka güzel oldu benim için. Yorum sahibi "Ben Bir Deli Çocuk"

"Yaşamla ölüm arasında uzun bir yoldur yasam; sona geldiğinde ne kadar da kısa olduğu anlaşılan... Yasama çok daha fazla sevgi sigdirmaliyiz." Yorum sahibi " Mustafa Sönmez"

"Bir kaç satıra yüklenmiş onca duygu. İşte senin farkın bu Emre. Sevgiler oğlum :)" Yorum sahibi " Ece Evren"
Daha birçok yorum var fakat bloguma aldığım ilk yorum ile birlikte bu soruyu geçeceğim :)

   "Yüreğinize sağlık çok güzel" Yorum sahibi "Berika'nın Günlüğü"


2-) Okuduğunda seni günlerce etkisi altına alan kitap var mı ? Varsa hangisidir?  
   
Evet var tabi ki :) Çok sevdiğim bir yazar olan Jack London'dan "Martin Eden".
                       
3-)   Hayatında dönüm noktası olduğuna inandığın bir gün,an ya da yıl var mı ?   

Var. Pek tatlı bir an değil açıkçası. Ölümü hissettiğim an var. Ardından geçirdiğim haftalar ve o yıl hayatımın dönüm noktası. Eğer o yıl ayakta duramasaydım bugün bunları yazamazdım sizlere.

GÖRSELİN KULLANILMASI ZORUNLUDUR. LÜTFEN HASSASİYET GÖSTERİP SİZ DE BUNU BELİRTİN.
Yine hiç tanımadığım uğramadığım bloglara kadar ulaşır ımarım bu mim  de :) Umarım bu kez insanlar "Neymiş ya bu satır arası ? " derler ve buraya gelirler :)      Böyle böyle keşfederiz umarım birbirimizi:) Sorular ve cevapları kısa,lütfen katılın ve beni haberdar edin:) Sevgiler :)





17 Ocak 2017 Salı

Şikâyet Basamaklarındayım


Ellerime uzanıyor hasret
Bakakalıyorum gördüklerime
Şaşırmıyorum bile
İnsanlar geçiyor
Gözler
Hayatlar geçiyor her geçen gün kanayan satırlardan
Gökte yerim yok mu
İnsaf
Oysa ne güzel hayaller kurmuştum
Su damlarken çatımızdan
Sahi ne çabuk geçti naftalin kokan yıllar
Huzursuz akşam yemekleri
Ve gözyaşına boğulmuş sabahlar
Ahdım var
Kin büyütmeyeceğim içimde sana
Sulayıp yeşertmeyeceğim
Yarın da doğacak güneş
Ve şenlenecek çocuk yüreğim
Sabah kalkmak zor gelse de
Mecbur değil miyim ?
Ne çok kir tuttu elim satırlardan
Hele yüreğim
Ne de pas tuttu
Şikayet etmedim
Yolculuklar bitmedi
Yarım kaldı çaylar
Saf sevgilere bile el sürmedik
Yarım bıraktık nice yüreği
Çocukluğumda ağladığım kadar ağlayamadım
İçimde kaldı
Olsun deyip
Geçer sanmıştım
İçimde kaldı

2 Ocak 2017 Pazartesi

Böyle Gecelerde

Kurak gözlere hasret yürekler ölür böyle gecelerde
Hani tat vermezken her defasında iştahla yediğin o yemek

İçten içe sarsıcı depremlere gebe dudağından dökülenler
Harabeden farkım yok böyle gecelerde
Hayalini kurduğun o balkonlu ev gibi
Toz dumanım böyle gecelerde

Yolculuklar yapıyorum
Ben böyle miydim sahiden ?
Uzaklaşıyorum kendimden
Yağmurlar yakıyor tenimi
Artık günaha giremiyor yüreğim
Ben kaçıyorum kendimden



31 Aralık 2016 Cumartesi

Uyku Tutmuyor Üstelik

Karanlıkta kaldı komşunun balkonu
Ve ay vurmuyor bu gece bu şehre
Uyku tutmuyor üstelik
Hani olsan
Sokulup beni benden alan o kokuna
Sabahı beklerdim
Ama uyku tutmuyor
Şehir üşütüyor
Üstüme titriyor günahlarım
Perdeyi kapatınca geçer sandım
Her şey daha da yitti
Uyku da tutmuyor üstelik
Çay bitmiş
Ben kaç gün olmuş
Unutmuşum bardağı
Ve sıcak bir çayın tadını
Sen olsaydın böyle olmazdı
Kitap da bitmiş
Ayracı kokunu taşıyan o bitmek bilmeyen kitap da bitmiş
Her yanına dağılmışım evin
Huzur terk etmiş
Uyku tutmuyor üstelik beni
Sen olsaydın
Bu böyle sürmezdi
Sarılıp sıcacık gülüşünle
Unuttururdun her şeyi
Seni özledim
Ve beni bu yüzden
Uyku tutmuyor üstelik


2016 ve Blog üzerine

Merhabalar.
Koca bir yılı geride bıraktık. Kâh güldük çoğu kez ağladık. Yine de geriye dönüp baktığımda benim için çok verimli bir yıl oldu. Hem özel hayatım hem blog yazarlığım açısından . Siz değerli insanların yorumları ile biraz daha sevdim blog yazmayı. Son zamanlarda pek yazamasam da bunun okuldaki derslerimin yoğunluğundan dolayı olduğunu tahmin etmişsinizdir. Umarım şiirlerimi severek okuyor ve tarzımı seviyorsunuzdur.  Ben sizleri, yanımda olan herkesi seviyorum.
Her şey için teşekkür ederim. Ayrıca bugün uzun bir aradan sonra bir şiir paylaşacağım ben hala aynı heyecanı taşıyorum içimde . Umarım hepimiz için hayallerin hayal kalmadığı, ağlamayı unuttuğumuz, vatanımızın huzura kavuştuğu bir yıl olur. Mutlu yıllar abilerim ablalarım ve varsa  kardeşlerim 😊✌️


18 Aralık 2016 Pazar

Sesine Kapıldım

Sesine kapıldım ben
Yeline
Hüzünlü anlarında dudaklarından çıkan bir cümleye
Neşene kapıldım ben
Gözlerine
Çocuksu sevincine
Dününe kapıldım ben
Bu gününe
Yarınındaki cümlene
Senin yüz kıvrımlarına kapıldım ben
Bir ömür yüzünde
Sırf ben varım diye
Var olsun istediğim tebessümün izlerine
Yüreğim yüreğine eşlik ederken
Sen bakma o hallerine
Bir çocuk ne kadar heyecandan uzak olabilir ki  hayallerini izlerken ?



12 Aralık 2016 Pazartesi

#yeter #terörülanetliyoruz


Son yaşanan patlama sonrası artık tükendik diyebilirim. Daha 20sinde yiten canlar var. Gencecik kardeşlerimiz. Hem blog yazarı hem de müzikle ilgilenen bir insan olarak buna sessiz kalmak istemedim. Canım acıya acıya bir şarkı yazdım. Destek amaçlı paylaşırsanız sesimizi duyurmuş ve yeter demiş olursunuz. Milletimizin başı sağolsun. Saygı ve sevgilerimle.
  Şarkıyı buraya tıklayarak dinleyebilirsiniz.

Sözleri

Gün bayram değil bize
Ölüyoruz her gün birer birer
Terör yanı başımızda nöbette

Kırmızı bayrak Ay ve yıldız
Kardeşi kardeşe kırdırdınız
Yeter istemiyoruz artık.

5 Aralık 2016 Pazartesi

Sarı Buluttan Dökülen Yağmur Müjdeledi

Sual
Neden
Karanlık gece
Gönül telime değme gitsin
Sevme benden başka bir günahı
Sarıl bileklerime
Uçurumdayım
Bu yük bana hayli ağır
Belki bir gün bambaşka bir sabaha uyanırız Belki umutlanırız devrim çocukları gibi
Çocuk gibi
Öyle ya
Belki hala mümkündür insanca yaşamak
Umut etmek doyasıya
Ve dudakların kanayana kadar sevişmek
Ölümden bir kadınla
Her gün parça parça edip kitapları
Doğruları yakıp
Hakikati yok edeceğini zannetmek
Annemden öğrendim
Kadın dediğin adam eder çocuğu
Hatta bazen koca yaşında
Bazen cümle kuramazsın
Boğazındaki düğümle verdiğin savaşta
Tek kelime yeterdi oysa
Umut
Hasret kaldım duymaya


Sokaklara çıkarız bir gün
Özgürlüğün tadını çıkarmak için
İç çekip bir yarın ısmarlarız
Yol arkadaşlarımıza bakıp
Minnet bağışlarız
Yüzlerini kan revan bir savaş alanından ayırıp
Bir gün soyunursa  herkes maskesini
Ancak o gün kabulümdür
Ancak o gün
Yakabilir tanrı beni

2 Aralık 2016 Cuma

Uçurum

Başım dik
Göğe değecek nerdeyse
Benden uzak olduğun her yer
"Yani her nerdeysen."
Çık gel
Ört nefesini üstüme
Kurtar bu kısır döngüden
Kelimeler kifayetinden soyutlanınca
Kollarımı sıvadım ben de
Dövüşeceğim
Fakat kaybeden bir daha umut beslemeyecek
Bana söz ver
Birkaç bahar beklemeyeceğiz
Göğsünde uyut beni
Yüzüme yüzüme çarpsın kalbin
Kokun essin yüzünün yamaçlarından
Ki
Bir daha başka yüreğin uçurumuna düşmeyeyim






1 Aralık 2016 Perşembe

Korkak



Ne kadar cesur yüreğin
Gel benimle
Bu sabah gözlerimin önünde uzayan ovanın ortasında bekleyelim
Bulutlar damlasın tepemizden
Güneş aksın olduğumuz yere
Sen buna kabus de
Ben hayatın kendisi
Kendimizden geçelim,çölün ortasında kuma susayarak
Susarak ya da ilerleyelim
Gel seninle bugün ay ışığı altında şarkılara konuk olalım
Hırsım
Olmayışım
Kendime kalmayışım
Sırtlanıp dağları
Ürkek bir sincap kalışım
Hırsım kendime
Yıllarca süren savaşın
Kazananı olamayışım
Tokluğa doyamadan
Yokluğu kucaklayışım
Parmaklarımı kıran soğuğa
Güneş olamayışım
Bir damla sudan olan sebebimi
Okyanuslar sanışım
Doğruları kucaklayamadan
Yanlışa hasret kalışım
Benim adım
Yetemediğim hayallerimin hayal kalışı.


28 Kasım 2016 Pazartesi

Kitap Okuyarak Ruhu Beslemek

  Uzunca bir aradan sonra kitap okumaya tekrar başladım. Kısacası vaktimi hep boşa harcadım bunca zaman. Kitap okumaya başladıktan sonra fark ettim bunu. Oysa hep aklımda iken kitap okumak,hiç başlayamadım. Bu konuda herhangi bir sebep benim için bahaneden başka bir şey sayılmaz. Kendimce kitap okumanın faydalarından bahsedeceğim.


  Öncelikle seçeceğiniz kitap,ilgileriniz doğrultusunda olmalı. Aksi takdirde okumak eziyet haline gelir. Tabi her şeyden önce neden kitap okumak istediğinizi kararlaştırın . Merak ettiğiniz ve öğrenmek istediğiniz konular hakkında mı okuyacaksınız ? Herkes bu kitabı okudu çok popüler diye mi ? Sırf birisi önerdi okumazsanız ayıp olur diye mi okuyacaksınız ?  Önce buna karar verin. Tabi ki kendinize dürüst olarak. Ancak bu sekilde,ne istediğinizi bilerek, okursanız okumak size bir şeyler katar. Bence teknoloji ile birlikte kitap okuma alışkanlığı kaybolmaya yüz tuttu. Toplumdaki gözlemlerime dayanarak söylüyorum bunu. Siz otobüste,minibuste,metroda yahut etrafınızda kitap okuyan insan görebiliyor musunuz ? Bence bunun cevabı görüşümü destekler nitelikte. Ya da kim bir diğerine kitap hediye ediyor artık? Peki aileler çocuklarına son çıkan bir telefon yerine kitap hediye etse o çocuk mutlu olur mu ? Adapte olup bu sisteme fazlasıyla unutmuşuz çoğu güzel şeyi. Her bilgi bir tık ötede. Bundandır insanlar kitap karıştırmak denen bir şeyi yok etmeye başladı.


  Kitap okuyunca geçen saatlerin bana bir şeyler kattığını ve zamanın boşa geçmediğini hissediyorum. Benimle aynı görüşteyseniz hemen şimdi bir kitap okumaya başlayın. Çünkü bir toplum okudukça fikir ve farkındalık sahibi olur. Güzel günlere uyanmamız dileğiyle.

Mehmet Emre Bektaş

Hakkımda