Emre Bektaş Satır Arası Şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emre Bektaş Satır Arası Şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2018 Cuma

Ve

Bizzat ellerimle bağlıyorum ağzımı
Duymamak için kendimi
Görmek istediğim ne varsa kendimden
Arka sıralarında yüreğimin

Üzgünüm
Ama ben zaten mağlup başladım bu harbe
Sönecek o mühim yıldızda gözüm
Umut onda parlıyor çünkü sadece

Ve
Bağlaç olarak seçtiğimden umudu
Cümlelerimden duyuyorsun

Ben ki
Hala bazı geceler unutuyorum uykuyu

Avuçlarımda biriken hüznü her sabah yüzüme sürdüğümden
Avuçlarım nasır
Bir iki tel düştü elime saçlarımdan
Yıllar aldı


4 Şubat 2018 Pazar

Yemin |Satır Arası

Yemin adlı şiirimi seslendirdim. Seslendirdiğim şiirler için YouTube kanalıma bakabilirsimiz efenim :)





31 Ocak 2018 Çarşamba

Şiirlerimi Seslendirmeye Başlıyorum

Merhabalar. Uzun süredir üstünde düşündüğüm bir çalışmaya ilk adımımı atmış bulunuyorum.Bildiğiniz üzere bir YouTube kanalım var. Artık orada seslendirdiğim şiirlerimi de yayınlayacağım. Şiirlerimi bir de sesimden dinlemek isterseniz eğer, bekliyorum. İlk seslendirmem aşağıdadır efendim. Şiirle,aşkla ve sevgiyle kalın.


28 Ocak 2018 Pazar

Erken Ölüm

Sonradan öğrenir imiş insan
Zaten bundan pişmanlık önyargılarımıza bir maske olmuş bunca zaman
Hem de bunca zaman
Yazık olurdu içime atıp sussam
İnsanı sustukları öldürürmüş ya
O hesap
Bundandır ne zaman hastalığım yoklasa göğsümü
Anlarım
Susmak ben öldükten sonra işe yaramaz
Hem hiç de yakışmaz kefen
Genç olana
Öyle ya
Nice insan
Genç yaşta ölse de bunu anlayamaz

Yar Dediğin Yara Açar

oradan baktığında hiç yanmayacak canın
dokunduğunda bile saramadın ki yaralarımı
yaraladın

seni anlatacak cümleleri birer birer  kırdın
sırayla 
bu yüzdendir umutla sana gelenler
döndüler koşarak
senin yüreğine benzer bir yüreğe kapılalı çok oldu,
unuttum yalan değil
nerede,ne zaman ve nasıl sevdiğimi onu
vazgeç artık 
umutlara hapsedip sonra şiirlerde ölmekten
olmuyorsa tamam yürüme bu yürekle
ya da sırtladığın sevginin hakkını ver

26 Ocak 2018 Cuma

Acı, Bir Hikaye





Her gece aynı adamı selamlıyorum aslında. Umut dolu bir "Merhaba." ısmarlıyorum ona. Karanlıktan yüzünü seçemesem de biliyorum kim olduğunu. Bir kadına tutulmuş. Gün yüzüne çıkmak istemiyor. Işıklar hep sönük. Kapkaranlık odada her gece sabaha kadar tek başına oturuyor. Şiirler okuyor. Dudakları kapanıp açılırken körpe şiirlerle, sövüyor da bazen. Bir ara yüzüme baktı. Yemin ederim bir yakut gibi parlıyordu gözleri. Gözyaşlarıyla yıkanmış göz bebeklerinde hazin hayatını anlatıyordu. Hiç konuşmasa da anlatıyor birçok şeyi.


Dipsiz bir kuyudayım
Yazıklar olsun bana
Ki 
Hala ardın sıra savrulmaktayım

İçim burkuluyor. Yüzüne dokunmak istiyorum. Hıçkırıklarıyla ürperiyorum sonra. Okumaya çalıştığı o çok sevdiği kitabın sayfalarını yırtmak üzereyken bulmuştum onu geçen gece. Aynı kitabı sıkıştırmış kolunun altına, ayırmıyor yanından. Hüznü içimi burkuyor. Biliyorum. Uzun zaman olmuştu bu adam için için ağlamayalı. Yüzünü göğsüme basmak istiyorum. Gözyaşları dinene kadar saçlarını sevmek. Sessizliği bozan tek şey onun hıçkırıkları olmasın diye radyoyu açıyorum. Belki diyorum bir şarkı çalar umut dolu, belki hüznü mesken edinmiş yüzü güler. Çalan şarkıyla iç çekişi içimi yakıyor. Titreyen çenesi konuşmasına dahi engel olurken, bir şiir daha dökülüyor dudaklarından.

Biliyor musun ?
Durmazmış akacak kan
Ben de kopacakmışım inceldiğim yerden
Sarardım
Düştüm saçlarına
Sustum


Sarıldım ona. "Bir daha bırakmayacağım seni."




20 Ocak 2018 Cumartesi

Bitti Şiir




Aralanmış pencereden hayat sızıyor içeri
Kalabalık şehir
Bir ben yalnızlığı sevmişim
Kırılıyor kalemim
Uzun zaman olmuş
Parça parça eksilmişim
Yeni fark ettim
Uyanmak zor
Soğukluğunu kabul edip
Sus payı şiirlerimi sür dudaklarına
Biliyorum veda etmesen de
Çok oldu gideli
Soruyorum cevap alamasam da
Ve hiçbir kadın sen kokmuyor
Kokun ise tek tesellimdi
Baştan aşağı diyorum
Seninle lugatta bir tanım kazanmış bu adamı
Senin ardın sıra terk ettim
Acını gerdanıma sürdüm
Omuzlarım kaldıramayacağı bu yükü
Meğer ne güzel kabullenmiş
Penceremden sızan seni
Soğuk duvara sırtını vermiş gibi
Yüzünü asmış çiçekleri
Manolyaları ve menekşeleri
Top oynayan çoçukları
Hayalperest bulutların resmini
Anmasan da ismimi
Saklıyorum cebimde
Tanrı biliyor
Şiirler bitiyorsa
Sen kokuyor diye





16 Ocak 2018 Salı

Zifiri



Zifiri karanlık içim 
Sigaram bitmiş 
Hiç kullanmadan 
İçim geçmiş
Fark edememişim
Beni yoruyor zaman 

Ben bu kalbe nerden denk geldim

21 Kasım 2017 Salı

Misafir



Kirpiklerinden sarktığım o gecenin ertesiyim
Evvela çözelim şu işi
Nasıl yabancım oldun?

Günah kokan tenimde tırnak izlerin
Göğsün, dipsiz uykularımın meskeniydi
Kabullenemiyorum bir başka dudaklara konukluğunu
Korkum uzun süren bu misafirliğin

Sersemlemiş göz altı torbalarımı
Yorgun ellerimin üzerindeki çizgileri
Malum şarkılara hapsolmuş cümlelerini
Ve hiç bana dokunmamışcasına uzakları mesken edinen yüreğini
Yasak bildim kendime
Ben sana anca uzaktan bakabilirim artık
Böylesi daha iyi.

5 Ekim 2017 Perşembe

Kolay Olmadı

Hiç duyamayacağın şiirlerde geçiyor bahsin
İç geçirip dudaklarımı mühürlüyorum
Sonra birden buz kesiyor ellerim
Dudağımın kenarında birikiyorsun

Suratıma çarpıyor yastığım
Hırpalıyor beni
Seni göz ardı etmek değil de
Senden silinmek kolay değilmiş


13 Ağustos 2017 Pazar

Vurgun

Bir vurgun var yüreğimde 
Bir huzursuzluk 
Tatmin olmuyorum yazılanlardan 
Es geçmek gerekiyormuş 
Ve vazgeçmek yârdan 
Açık yaralarıma dudaklarını bastım 
Bakışlarını kattım gecelerime 
Sonra her birini çaldım kendimden
Uzaklaştım 
Yalnızlık mesken tuttu yüreğimi 
Şiirler yakama yapıştı 
Gecelerce uyumadım 
Kimse bilmedi nedenini 
Şarkılara sığındım 
O büyük şairleri anlıyorum yavaş yavaş 
Erken yaşta 
En güzel şiirlerini de almışlar yanlarına 
Yazılmamışlarla gömülmüşler toprağa 

Bir tek sen varsın dedim kendime 
Bir tabak daha koydum kendime 
Ben ne ettiysem kendime
Ama gidemiyorum da kendimden




8 Ağustos 2017 Salı

İyi Hissettiğim Anlar

Önce çayı alıp dudağımın kenarına
Gökyüzüne dikerim öksüz bakışlarımı
Sessizdir gökyüzü
Bir sürü sır saklar
Gamlıdır gökyüzü
Deniz ne ise
Gökyüzü de odur
Sırdaştır
Dosttur
Ay vardır
Denizdeki hiçbir şeye benzemez
İzlerim
İçimi huzur kaplar
Ben gökyüzüne bakarım iyi olmak isteyince
Bir de müzik açık olur mutlaka
Bu bir keyif değil
Öyle olsaydı daha farklı olurdum
Şiir yazıyor olmazdım
Ama bu gece
En güzel tarafını seçtim insanlığımın
Duygularımı özgür bıraktım
En az gökyüzü kadar keder dolu yüreğimi
Avuçlarımın arasına alıp yüzüme sürdüm
Üzgünüm
Bana iyi gelen şeyleri
Bir başkasından bekledim
Ben çok üzdüm kendimi
Bunun yok bir özrü

Yıldızlar ne de çok
Ama sohbet etmiyorlar birbirleriyle
Çünkü kapkaranlıktır gökyüzü
Dedim ya
Bir ay vardır
Aydınlatır
Ama yıldızlara yetmez
Yetemez işte
Ben de yetemedim insanlara
Kendime de öyle
O halde göğe bakalım
Bu şiir tekil ama
Ben göğe bakayım
Siz insanların yüzlerine
Huzur bulduğunuz her neyse ona bakın
Ben her gece olduğu gibi
Göğe bakayım
Gökyüzüne

Ay uzanırken dizimde
Saçlarını okşuyorum



4 Ağustos 2017 Cuma

Yerimde Sayıyorum, Bu Benim Seçimim

Sığ suları mesken edindim
Başka bir savunmam yok
Ama inanın ben öyle bir adam değilim
Ne bildiğiniz 
Ne de tahmin ettiğiniz gibi
Ben hâlâ kendimden bile gizliyim
Başka bir cezam yok
Heyecanım baki
Hâlâ heyecanla okuyorum şiirlerimi
Ölmedim 
Henüz değil yani
Daha şiirlerimin ekmeğini yiyeceğim 
Daha çok şiir yazabilmek için 
Ben daha nice geceye teslim edeceğim kendimi 

Kaskatı yürekleriniz ne de çok sevdi beni 
Yaşça büyüktünüz 
Yaşanmışlığım ağır geldi 
Ben kimsenin taşıyamayacağı bir vebalim 
Bunu kabul ettim 
Ve yine aynı noktadayım 
Hep aynı noktada kalmayı seçtiğim için 
Güçlüyüm 
Öyle dediniz 
O gücü köreltmeyeceğim 
Bir gün şair olacağım 
Belki de bir şiir
Ama ben hep aynı yerde sayan o adam olacağım 
Çünkü ben olmak 
Kanımda dolaşan zehir 
Ama sen 
Ben olma 
Git sigara dumanına boğulmuş bir adamın dudaklarına 
Yüreği sevgilerden aşınmış bir kadının koynuna
Git 
Yeter ki benden uzaklaş 
Acılar sarmaşık misali ömrüme dolandığında 
Yoktunuz
Ellerim soğuk demirleri tuttu
Güçten yoksundum 
Belki karşılaşırız bir başka hayatta
Çünkü yoruldum 
İtiraf ediyorum kendime 
Çünkü elimde kalmadı benden başka 
Onu da kaybedemem 
İçim alev aldı vicdanımdan
Hiç bitmesin istediğim bu şiirde bile 
Ben dikildim karşıma



11 Temmuz 2017 Salı

Yemin

Sayıyorum saatleri
Hatrım duvarda asılı kaldı
Dizlerimiz çürüyene kadar koşacaktık
Emeklerken kaybettik aşkı
Suratıma çarptığın günahların canımı yaktı
Ve bilirim affetmeyecek tanrı beni
Ne dün ne bugün ne yarın
Sahi
Ne ara kaybettim aklımı

Uzaklaştım
Ben şiir sıkıyorum gecelere
Hep yalnızdım
Yalnızlığım pekişiyor git gide

Gitti giden
Ben kalan olmayı seçtim
Sevdim belki de
Kalemin belini kırdım bu kez
Yemin olsun
 Bir daha mühürlenmiş dilimden adın düşmeyecek


2 Temmuz 2017 Pazar

Bu Kadarım

Sarp uçurumlara teslim ettim hayallerimi
Düştü umutlarım, kaskatıyım şimdi

Yalnızdım
Bir de sen yalnız bırakmışsın beni

Hiçbir şey değişmemiş
Aynada hala yıllar önceki halim
Benimle alay ediyor sırtladığım cümlelerim

İzmariti yastık olmuş sigaralarımı
Tüketmedim, tüketmeden öleceğim
Donuk gecelerin gebe olduğu hüzünlü saatleri terk ettiğimde kutlamıştım zaferimi
Bu yalnızca yenilgilerimin arefesiymiş

Hani esir değildim ya bu hayata
Yalanmış bu
Yalın şiirlerimin etkisiymiş


18 Haziran 2017 Pazar

Yasak


Anlatamıyorum
Göğü boyamışlar kızıla
Bulutlar ikiye ayrılmış
Yer kayıyor ayaklarımın altından
Güneş uzak canlılığından
Konuşamıyorum
Dudaklarım bağlı urganla
Şiirler yüreğimi delecek gibi oluyor
İsyan var
Ha bugün ha yarın diye geçiyor ömür
Ölüme çeyrek var
Sevişmek günah
Sevmek yasak
Tanrı kazanç vermiyor
Kaybediyorum ilahi güç karşısında
Konuşsam günah
Sussam yasak
Bedenim kayıyor avuçlarımdan
Tanrım sen de yalnız bıraktıysan
Kimden medet umucam
Biliyorum yok böyle bir ihtimal
Ama bir ses versen bana
Bedenim sarsılacak
Göğsüm parçalanacak belki ama
Sana ihtiyacım var