Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2017 Cuma

Yerimde Sayıyorum, Bu Benim Seçimim

Sığ suları mesken edindim
Başka bir savunmam yok
Ama inanın ben öyle bir adam değilim
Ne bildiğiniz 
Ne de tahmin ettiğiniz gibi
Ben hâlâ kendimden bile gizliyim
Başka bir cezam yok
Heyecanım baki
Hâlâ heyecanla okuyorum şiirlerimi
Ölmedim 
Henüz değil yani
Daha şiirlerimin ekmeğini yiyeceğim 
Daha çok şiir yazabilmek için 
Ben daha nice geceye teslim edeceğim kendimi 

Kaskatı yürekleriniz ne de çok sevdi beni 
Yaşça büyüktünüz 
Yaşanmışlığım ağır geldi 
Ben kimsenin taşıyamayacağı bir vebalim 
Bunu kabul ettim 
Ve yine aynı noktadayım 
Hep aynı noktada kalmayı seçtiğim için 
Güçlüyüm 
Öyle dediniz 
O gücü köreltmeyeceğim 
Bir gün şair olacağım 
Belki de bir şiir
Ama ben hep aynı yerde sayan o adam olacağım 
Çünkü ben olmak 
Kanımda dolaşan zehir 
Ama sen 
Ben olma 
Git sigara dumanına boğulmuş bir adamın dudaklarına 
Yüreği sevgilerden aşınmış bir kadının koynuna
Git 
Yeter ki benden uzaklaş 
Acılar sarmaşık misali ömrüme dolandığında 
Yoktunuz
Ellerim soğuk demirleri tuttu
Güçten yoksundum 
Belki karşılaşırız bir başka hayatta
Çünkü yoruldum 
İtiraf ediyorum kendime 
Çünkü elimde kalmadı benden başka 
Onu da kaybedemem 
İçim alev aldı vicdanımdan
Hiç bitmesin istediğim bu şiirde bile 
Ben dikildim karşıma



2 Ağustos 2017 Çarşamba

Blogger'ın Filtresiz Yüzü



   

     1- Blogger nasıl bir yer?

  Blogger, insanların ilgi alanları doğrultusunda yazılar yazdıkları yerdir. Çoğu sitede blogger online günlük olarak da tanıtılır ama Türkiye'de bu amaçla kullanan insan azınlıkta.

      2-Blogger'a katılmak bana ne katar?

  Blogger insanlardan beğeni aldıkça yazmanı ve araştırmanı teşvik eder. Kalemin güçlenir tabi potansiyelin varsa!

      3-Blogger'daki insanlar nasıl?

    Şöyle söyleyeyim; Blogger'daki insanlar klasik sosyal medya hastaları ve yazarlar olarak ikiye ayrılır.

       4-Peki bunları nasıl ayırt edeceğim?

      Bir blogger olmadan bunu görmek kolay değil. O yüzden yaşayarak öğreneceksin. Ama ben yine de bu iki grubun tipik özelliklerinden bahsedeyim.
Klasik Sosyal Medya Hastaları (KSMH) : KSMH'ler sen blogger olduğun ilk gün damlarlar. Tek dertleri yorum almak, pohpohlanmak ve takipçi kazanmak. "Aramıza hoş geldin bloguma da beklerim vb." ifadelerle seni ağlarına düşürürler. Sen de ilk yorumu aldım diye mutlu olup onların yazılarına hücum edersin ve bu karşılıklı olduğu için uzun süre devam eder. Fakat unutma ki muhteşem yazılar yazıyor olsan bile  sen yorum yapmadıkça yorum yapmazlar hatta yazı yazdığını fark etmezler bile.Bunlar niyetini açıkça ifade eden KSMH'lerdir ve bunları teşhis etmek en kolayı. Bir de gizli KSMH'ler vardır. Bunlar ise yine yorumlarla seni avlarlar. Fakat daha tecrübelidirler. Samimi bir dil kullanırlar. Sen onlara derdini açacak kadar yakın hissedersin kendini.
Not: Bu notu yazmalıyım. Bu açık bir hicivdir. Yaşamadığım şeyleri yazmak bana göre değil. Lütfen üzerinize alın. Ben maskeleriniz olmadan görebiliyorum sizi. Bir an önce değişin değerli blog yazarları insanlara yalan samimiyet göstermeyin. Şiir sevmiyorsan bloguma yorum yapma yani ya da okumadıysan. 

Sizlere bu yazılanlar havada kalıyor olabilir. Ben şunu yaşadım. Bir gün acılarımın beslediği bir şiirin altına "Güzel fotoğraf seçimi." yorumunu aldım. Hayır keşke şiiri okumuş gibi yorum yapsaydı. :)

    Uzatmayayım. Karşılaşacağınız diğer blogger tipi ise Yazarlar'dır.
Yazarlar: Bu platformun kendi işinde gücünde insanlarıdır. Çoğu gerçekten çok iyi yazardır ve çoğu da bu yoldadır. Her yerde yorum yaptıklarını göremezsiniz. Çünkü her yazıya zıplamazlar. Fenomenlik peşinde değillerdir. Zaten bu yazarlardan iletişime geçtiğim ve ortak projelere girdiğim insanlar da var.
Blogger, güzel bir platform. Her türden insan var. Yani sizi kandırmaya çalışan da arkadaş olmaya çalışan da.

Bugün Blogger'a dönüşümü duyurduğum bir yazı daha yazdım aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Bu yazıyı da paylaşıp herkese ulaşmasını ve Blogger'ın temizlenmesini sağlayabilirsiniz.

Blogger'a Dönüş yazım için tıklayınız.

Blogger'a Dönüş




 Değerli blog yazarları, beni tanıyan ve tanımayan herkese selam. Çok uzun zaman oldu. Yakın zamanda bir şiir paylaşmış olsam bile, aktif duruma ne zaman geçerim bilemiyordum. Dün geceye kadar da bilmiyordum. Dün benim çokça şiir yazdığım bir gündü. İlham perisinin uzattığım eli tuttuğu bir gündü. Yeniden kendimi keşfettiğim ve ilgi alanlarım hakkında okumalar yaptığım bir gündü. Peki bunun burayla ne alakası var? Ben ilk blog yazımı 31.07.2015'te  yazdım. Yeni arkadaşlar, eski topraklar ve geçip giderken uğrayanlar... Blog yazdığım ilk günden bugüne kadar öyle çok şey değişti ki. Burada kazandığım dostluklar da oldu. Biri bana blog yazmaya başlasam mı diye sorsa, tereddüt etmeden evet derim. Blogger'da karşılaşacağı şeyleri ve nasıl yükseleceğini de anlattıktan sonra tabi ki. Bugün yazacağım ikinci bir yazının da linkini bu yazının sonuna ekleyeceğim. O yazıda  yeni başlayacak bloggerlara Blogger'ı gerçek yüzüyle anlatacağım. Yeni şiirler ve araştırma yazılarımı paylaşmaya tekrardan başlıyorum Yakın zamanda da bir mim yapacağım takipte kalın dostlarım ve paylaşarak bana destek olun. Teşekkür ederim. :)

Blogger'ın Filtresiz Yüzü yazım için tıklayınız.


2 Temmuz 2017 Pazar

Bu Kadarım

Sarp uçurumlara teslim ettim hayallerimi
Düştü umutlarım, kaskatıyım şimdi

Yalnızdım
Bir de sen yalnız bırakmışsın beni

Hiçbir şey değişmemiş
Aynada hala yıllar önceki halim
Benimle alay ediyor sırtladığım cümlelerim

İzmariti yastık olmuş sigaralarımı
Tüketmedim, tüketmeden öleceğim
Donuk gecelerin gebe olduğu hüzünlü saatleri terk ettiğimde kutlamıştım zaferimi
Bu yalnızca yenilgilerimin arefesiymiş

Hani esir değildim ya bu hayata
Yalanmış bu
Yalın şiirlerimin etkisiymiş


18 Haziran 2017 Pazar

Yasak


Anlatamıyorum
Göğü boyamışlar kızıla
Bulutlar ikiye ayrılmış
Yer kayıyor ayaklarımın altından
Güneş uzak canlılığından
Konuşamıyorum
Dudaklarım bağlı urganla
Şiirler yüreğimi delecek gibi oluyor
İsyan var
Ha bugün ha yarın diye geçiyor ömür
Ölüme çeyrek var
Sevişmek günah
Sevmek yasak
Tanrı kazanç vermiyor
Kaybediyorum ilahi güç karşısında
Konuşsam günah
Sussam yasak
Bedenim kayıyor avuçlarımdan
Tanrım sen de yalnız bıraktıysan
Kimden medet umucam
Biliyorum yok böyle bir ihtimal
Ama bir ses versen bana
Bedenim sarsılacak
Göğsüm parçalanacak belki ama
Sana ihtiyacım var

19 Ocak 2017 Perşembe

SATIRARASI MİM#3



Merhabalar:)
Uzun zaman oldu gerçekten de. Okul ve birkaç özel koşuşturma içinde pek sizlerle olamadım.
Burası benim için emek kokuyor. Eminim her blogger için blogu öyledir. Lafı çok uzatmadan daha önce seri halinde devam etmesine karar verdiğim mim yazılarımı okumayanlar için aşağıda link halinde bırakacağım. Artık blogumun bir parçası olmuş SATIRARASI MİM serisinin üçüncüsüne geçiyorum. 

1-) Bugüne kadar bloguna gelmiş, seni en çok etkileyen (hayal kırıklığına uğratan ya da çok mutlu eden) yorumu paylaşır mısın ?
Ben yorum sahiplerine minnetimi ileterek birkaç tanesini yazacağım :) 

"Kelimeleri öyle bir kullanıyorsun ki okuduğum an farklı hissediyorum, farklı düşünüyorum. Yazdıkların beni eskiye götürüyor içimin titrediği günlere... Düşünmeden, içimden geldiğince, duyguların benden kağıtlara aktığı günlere... 
 İyi ki tekrar bu duyguları hissettiriyorsun.
İyi ki burdasın ve yazıyorsun. 
İyi ki varsın..." Blog yazmak böyle bir yorum alınca bir başka güzel oldu benim için. Yorum sahibi "Ben Bir Deli Çocuk"

"Yaşamla ölüm arasında uzun bir yoldur yasam; sona geldiğinde ne kadar da kısa olduğu anlaşılan... Yasama çok daha fazla sevgi sigdirmaliyiz." Yorum sahibi " Mustafa Sönmez"

"Bir kaç satıra yüklenmiş onca duygu. İşte senin farkın bu Emre. Sevgiler oğlum :)" Yorum sahibi " Ece Evren"
Daha birçok yorum var fakat bloguma aldığım ilk yorum ile birlikte bu soruyu geçeceğim :)

   "Yüreğinize sağlık çok güzel" Yorum sahibi "Berika'nın Günlüğü"


2-) Okuduğunda seni günlerce etkisi altına alan kitap var mı ? Varsa hangisidir?  
   
Evet var tabi ki :) Çok sevdiğim bir yazar olan Jack London'dan "Martin Eden".
                       
3-)   Hayatında dönüm noktası olduğuna inandığın bir gün,an ya da yıl var mı ?   

Var. Pek tatlı bir an değil açıkçası. Ölümü hissettiğim an var. Ardından geçirdiğim haftalar ve o yıl hayatımın dönüm noktası. Eğer o yıl ayakta duramasaydım bugün bunları yazamazdım sizlere.

GÖRSELİN KULLANILMASI ZORUNLUDUR. LÜTFEN HASSASİYET GÖSTERİP SİZ DE BUNU BELİRTİN.
Yine hiç tanımadığım uğramadığım bloglara kadar ulaşır ımarım bu mim  de :) Umarım bu kez insanlar "Neymiş ya bu satır arası ? " derler ve buraya gelirler :)      Böyle böyle keşfederiz umarım birbirimizi:) Sorular ve cevapları kısa,lütfen katılın ve beni haberdar edin:) Sevgiler :)





18 Ekim 2016 Salı

Şablon Değişikliğim (Bu kez oldu sanırım )

Merhaba :) Yenilikleri seviyorum. Aslında blog yazmaya başlayalı bir seneden biraz fazla oldu. Ama ben şu son birkaç ay içinde şablon değişikleri üzerine adeta sınav verdim :) Çok farklı şablonları defalarca denedim. Eksikliklerimi sordum. Uymayan veya özelliği inaktif olmuş şablonların gazabına da uğradım. Hatta sanırım iki kez belki üç şablon değişikliği yaptığıma dair yazılar yazdım. Çok mutlu olarak . Fakat o yazılardan sonra çıktı sorunları şablonların. Ben eski blogger şablonuma döndüm birkaç kere. Bunu anlatmasam içimde kalırdı :) Şimdi ise birkaç gün önce büyük sabırla ve kısa bir sürede şablonumu değiştirdim. Çokça uğraştığım için birçok yerini bilir oldum artık . O yüzden pek zorlanmadım. Şablonumun ismi Fashionly :) ve Sora Templates sitesinden aldım :) Ben oldukça memnunum ve sanırım siz de öyle :)  Ben bu iş üzerinde yalnızca bir şablonun ufak işlerini yapacak ve şu an gördüğünüz şekilde hazırlayacak kadar bilgiye sahibim :)  Yardıma ihtiyacınız olursa bana sorabilirsiniz :) Ben Semih Keçecioğlu ve Mustafa Sönmez'den birkaç kez yardım aldım onlar daha bilgili tabi :)

Çok teşekkür ederim sevgili okurlarım :)


12 Ekim 2016 Çarşamba

Neden Yorum Yapmalıyız ?

Blogger için yorum ne kadar önemli bunu hepimiz biliyoruz. Burada benim amacım başkalarına ulaşmak idi. Bundan dolayı benim için de yorum çok önemli. Çünkü yorum yapan sayısı benim kaç kişiye ulaştığımı,kaçını etkileyebildiğimi gösteriyor bana. Sanal alemin bize yerleştirdiği kötü özelliklerin başında geliyor sanırım bu. Mesela sizinle konuşan bir insana yüz yüze iseniz mimikle bile olsa bir yorum yapmış tepki göstermiş olursunuz. Burada da blog yazarlarının yaptığı siz blog yazarları ile konuşmak aslında. Ama bizler yorumsuz kalıyoruz çünkü yazara ismimiz ulaşmıyor yazar tanımıyor bizi. Peki yorum yapmak zorunda mıyım? Tabi ki bu konuda herhangi bir sorumluluk hissetmemeliyiz ki hissetmiyoruz da belki. Fakat o halde kimseden yorum da beklememek gerek. Şöyle ki yorum yapıp ille de yorum beklemek de yanlış. Ama her blogger yorum bekliyorsa empati yapıp okuduğu yazıya bir yorum bırakabilir. Hiç fena olmaz hani :)  sevgi ve saygılarımla efendim :) birbirinizi mutlu etmek (sanal alemde bile olsa) oldukça önemli..


27 Ağustos 2016 Cumartesi

Bir Blogger Ne Ister ?

Merhaba .
 Uzun zamandır yazmayı planladığım ve bugüne nasip olan bazı düşünceleri bu yazı altında paylaşacağım.
Sizi sıkmamak ve lafı uzatmamak için maddeler halinde bir blogger ne ister ? Okuyucularından ne bekler? yazacağım.